taaaaa 1 ay önce yazdığın yazıyı biraz önce görmüş olmanın hüznü(!) içerisindeyim, lakin emre canla beraberken okumak da ayrı keyifli oldu(evet "emre can paris'te-3"). poi bıdı bıdısı pek güzel görünüyor hatta benim kafamdaki gelecek yaz hayallerine bir sahne daha eklemiş bulunmakta kendisi, ben de size bir müzik tutturup eşlik etsem güzel olacak, şu ara 2. el akordion bakınıyorum ama ondan poiye ne çıkar bilmem, alkış tutup ıslık çalarım yanınızda olmadı.
makaleyi daha okumadım, emre canın ısrarıyla "abstract"ını okudum eme, şu diyeceklerimi deyip hemmen yumuluyorum okumaya.
son 2 haftadır derse gitme performansım bir hayli düştü, bu da bir deniz dilan klasiği tabiki. sanırım uzun süreli(2 ay gibi) ve aynı saatlerde olan aktiviteler vbyle ilgili bir sorun var, haftanın her günü aynı saatte aynı şeyi yapmakla eylemsizliği aynı kefeye koyuyorum ve e o zaman başka bir şeyler yapıyım diyorum sanki.
başka bir şey demişken dün moriarty konserine gittik. ilk yarım saati dramı andırıyordu, uzun boylu ve takım elbiseli (buna bir hayli takıldım çünkü bence adam ceketini çıkarsa birazcık olsun görebilirdim sahneyi) bir adamın tam arkasında duruyordum. öyleki adamın önünde duran biri dönüp arkaya baksa beni görmesi mümkün değildi, yani ben orada yoktum ona göre, haliyle moriarty de benim için orada yok gibiydi. neyse ki insanlar ayaktayken farkında olmaksızın sağa sola kayıyorlar, böylece ben de yeni bir delik bulup oradan izleyerek dinleyebildim konserin kalanı. uzattım be ya. konser güzeldi işte. karnımız çok açtı, paramız yoktu, önümde takım elbiseli dev vardı, böyleyken bile güzeldi artık bildin ne de güzeldi. yeni albümlerini de çok sevdim ama ondan şarkılar henüz internete düşmemiş, o yüzden konseri ikinci kez bitirdikten sonra alkışlar yüzünden tekrar sahneye çıktıklarından çaldıkları pek güzel parçayı gönderiyorum; http://www.youtube.com/watch?v=NefEu2knPyk
ne zamandır burada ertelediğim tonlarca şey var ya, bir tanesini daha ertedikleri torbasından çıkartıyorum sanırım yarın; 6 da öğrencilerin toplantısı var 24-26 mart arası yapılacak eylemler için, ona gideceğim. perşembe günü de metrolardaki billboardları boyamaya gideceğim gibi.
buraya paris'ten nacizane bir yudum fotoğraf koysam. ah koysam. bu koyamamak yapamamak edememek koyacak yapacak edecek olmakla ilgili, yenice şiir gölüne girmiş (cansu sayesinde) ve orada kocaman yer kaplayan bir Pessao şiiri gönderiyorum; http://siir.gen.tr/siir/f/fernando_pessoa/erteleme.htm
bir de şimdik emre canla paris'te olma haline hatır olsun deyü sacre-coeurun oralarda çekilmiş bir fotoğraf.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.